Deprecated: EV_Widget_Entry_Views içindeki WP_Widget oluşturucu yordam 4.3.0 sürümünden bu yana desteklenmiyor! Yerine __construct() kullanın. in /home/herkesce/public_html/wp-includes/functions.php on line 4807
Absürt Komedinin Atası "Varsayalım İsmail" -

Absürt Komedinin Atası “Varsayalım İsmail”

Tüm bildiklerinizi unutun. Türkiyenin gelmiş geçmiş en iyi dizisi olan Varsayalım İsmail dizisini konuşacağız. Bugün Leyla ile Mecnun gibi absürd komedi diye adlandırılan dizilerin hepsinin atası olan Varsayalım İsmail o dönemde pek ses getirmedi. Yüksek dozda Ferhan Şensoy mizahı içeriyor ve gerek politik gerek sosyolojik gerekse de felsefik yanı ile bugün izleyenlerin bile tabiri caizse “beynini yakıyor.” Fikren ve ruhen özlediğimiz doksanlarda bile anlaşılamayan dizi şuan izleyenlerin de bir çoğuna hitap etmeyebilir.

Varsayalım İsmail

İsminin İsmail olduğunu Varsaydığımız bir adamın, hangisinin gerçek hangisinin rüya olduğunu anlamadığımız olayların yaşandığı, temelinde meddahlık ve ortaoyununun yanısıra batı tiyatrosundan (özellikle fransız tiyatrosundan) izler taşıyan, her biri 10-15 dakikalık bölümlerden oluşan Türk televizyon tarihinin en değerli eseri. Burada taraflı baktığımı düşüneceksiniz ama siz de benim tarafımdan bakmayı deneyin o zaman objektif geleceğim.

Dizinin oyuncuları, yönetmeni vs internette ulaşabileceğiniz bilgiler olduğu için bunlardan bahsetmiyorum. Zaten herhangi bir eser bu tip bilgilerle tanıtılarak daha fazla sığlaşır. Biz içeriğin özünü anlamaya çalışalım. Tüm Ferhan Şensoy eserlerinde ağır basan bir takım özellikler görürsünüz. Keskin bir dil, Türkçe’den Türkçe’ye kelime oyunları, politik, sosyolojik ve felsefik mesajlar…

Ferhan Şensoy eserlerini incelerken keşfettiğim en önemli durum ise; Ferhan Şensoy bir şeyi biz anlayalım diye değil, kendisi aktarmış olmak için yapıyor. Zira bu kadar mesajı, bu kadar felsefik ve realist tespiti herkesin anlayacağı şekilde aktarmaya kalksa yüzlerce yılını bu işe ayırmak zorunda kalırdı. O ise bu zamanını üç bin kez “Ferhangi Şeyler” oynayarak geçirdi. Yanlış anlaşılmasın “Ferhangi Şeyler” sürekli güncellenen, Türkiye’deki öncü ve bayılarak izlediğimiz tek kişilik gösteri ama büyük usta ile aynı dönemde yaşıyor olmamızın da bir anlamı olmalı. Kullanacağı her kelimeyi didik didik edeceğimiz ve bunların arasından kıvılcım gibi parlayan aydınlıkçı fikirleri, damıtılmış yorumları duymak istediğimiz yeni bir eser istemek hakkımız.
Belki yaşından ötürü daha performans gerektirecek oyunlar oynayamıyor, belki bu sansür ve baskı ortamında kendini özgür hissetmediğinden dolayı ya da yeni şeyler yazmasını hak etmediğimizi düşünüyor ama Ferhan Şensoy olmak da belirli bir sorumluluk getiriyor.

“Aydınlanmış olmanın cezası, aydınlatmakla geçen bir ömür yaşamaktır.”

Evet sitemli sözlerimiz bittiğine göre diziden küçük bir bölümü size anlatayım.

İsmail Ağabeyimiz; 1950 model bir Cadillac ile sokaklardan geçerek bir evin önüne yanaşır, arabadan iner. Eve doğru gelir ve zili çalar, kapı açılır. İsmail bir gentlemendir ve melon şapkasını nazik bir hareketle çıkartır.

+Piyango günler efenim, korkarım size çıktım. O talihli sizsiniz, kutlarım.
-Bana mı söylüyorsunuz?
+Bu ev sizin değil mi?
-Hayır kiracıyım.
+Kim kiracı değil ki, o bağlamda sormadım yani sizin ikamet suretinde burası görünmüyor mu?
-Evet
+Bu kapı sizin kapı, sap kapının kendi sapı. Siz mi, siz değilsiniz de ben öyyylee konuşuyorum maksat radyasyon olsun. Pardon yani.
-Beyefendi, siz kimsiniz?
+Varsayalım İsmail, ne olacak neye faydası var?

İnception filmini hatırlıyorsunuz. İşte Varsayalım İsmail çok daha katmanlı ve karmaşık. İşin özü soru sormaktır derler. Cevaplar önemsizdir. Bizi yükselten ve yükselmeyi de önemsizleştiren şeyler doğru sorulardır. Varsayalım İsmail hayattan ya da hayalden, fark etmeksizin tespitler yapıp bizi düşündürüyor.

İsmail’in en önemli özelliği ise; Ferhan Şensoy’un tam zıddı olmasıdır. Gerçek hayatta olaylara bakış açısının tam zıddı bir karakter yaratarak, aslında senaryo yazımını ve oyunculuk yükünü çok hafife çekmiş gibi görünüyor. Ferhan Şensoy; anlattığı hikayelerden yola çıkarak mantıksız hareketlere tahammülü olmayan bir karakter iken, İsmail ise yaptığı tüm savunmalarda mantık çerçevesi kullanmadan yanıt verir. Örneğin ona “Çarşambalı mısınız?” derseniz size “Hayır çarşambasızım.” diyecektir. Bu sizin merak ettiğiniz şey değildir ama sorunuza bir cevaptır.

Son olarak İsmail’in İşler Güçler dizisine konuk olduğu bölümden bir kesit aktarayım ki “boş yapmak” ile “felsefe yapmak” arasındaki ince çizgiyi “teleskopik” bir açıyla görelim.

+Piyango günler size çıktım bugün, çok şanlısınız.
-Siz kimsiniz?
+Hiç kimse ama hiçkimseler arası önemli biriyim, pardon yani.
-Bi isminiz yok mu?
+Varsayalım İsmail. Ne olacak, neye yararı var? Siz kimsiniz?
-İşler güçler.
+İşler dediğin boş işler, güçler dediğin güç işler. Varsayalım iş yok güç var, güç neye yarar? Varsayalım iş var, güç yok iş gayet yaramaz…

Aslında dizideki kalıp cümleleri buraya sıralayacaktım ama merak ettirebildiysem girip izleyin diye yazmıyorum. Tüm bölümlerini bulma imkanınız yok. Bulduğunuz kadarı ile idare edin, dahasını bulursanız lütfen benimle de paylaşın…

Yer yer Truman Show Sendromuna girdiğimiz şu yaşantımızda, asıl sınırların hayal gücüne vurduğumuz ketler olduğunu öğreten İsmail, senin gibisi gelmez.

Ki varsayalım gelmemiş, neyi bilmediğini bilmeyenler olarak eksikliğini hisseder miydik?

-Emre Can KARAÇAY 

 

Çağdaş Erçelik

“Varsayalım İsmail Heykelciği”

 

Varsayalım İsmail 1-12 arası bölümleri

İnstagram:

Anketler

Hagi mi Alex mi?

  • Hagi (55%, 46 Oylar)
  • Alex (45%, 37 Oylar)

Toplam oy veren: 83

Yükleniyor ... Yükleniyor ...
Emrecan KARAÇAY

Emrecan KARAÇAY

1995 yılında Malatya'da doğdum. Amasya Üniversitesi Raylı Sistemler İşletmeciliği bölümünden mezun oldum. İnönü Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı bölümünü yarıda bıraktım Anadolu Üniversitesi Radyo Televizyon son sınıf öğrencisiyim. On yılı aşkın tiyatro ile aktif şekilde uğraştım, şimdilerde kısa film çekmekle uğraşıyorum.

emrece@herkesce.net
emrecank.eck@gmail.com

1 Yorum

Bir Cevap Yazın

Haftanın Yazarı

Nazlı Öztürk

Nazlı Öztürk

1998 doğumluyum ve Sakarya'da yaşıyorum. Kendi kullandığım ürünleri, makyaj tüyolarımı, bakım tekniklerimi ve tariflerimi sizlerle paylaşmak için buradayım.

%d blogcu bunu beğendi: