Deprecated: EV_Widget_Entry_Views içindeki WP_Widget oluşturucu yordam 4.3.0 sürümünden bu yana desteklenmiyor! Yerine __construct() kullanın. in /home/herkesce/public_html/wp-includes/functions.php on line 4807
ÖNGÖRÜ-5 (Geleceğin sırrı; dar açılı üçgen) -

ÖNGÖRÜ-5 (Geleceğin sırrı; dar açılı üçgen)

Öngörü teknikleri hakkında ikinci yazı. “Geleceğin Sırrı; Dar Açılı Üçgen”

ÖNGÖRÜ-5 Birinci tekniğe devam: (Geleceğin sırrı; dar açılı üçgendir)

“Soru soran cevaptan kaçamaz” (Kamerun atasözü)


Her bir yazım bir diğeri ile bağlantılı. Diğer yazılarıma istinaden söylüyorum: Bir idealiniz, ya da bir kızıl elmanız varsa öngörüde bulunmak zorundasınız.
Bizim kızıl elmalarımız, ideallerimiz vardı ama bilime dayalı öngörüde bulunamadığımız için onları gelecekte göremedik, göremediğimiz için de bize küsüp yollarımızdan çekildiler.


Gelecek, Yüce Yaratıcının yaratımı altındadır. O her şeyi bilir. Onun kanunlarında gelecek, geçmiş ve bugün olmuş bitmiştir. Bizler, Yüce Yaratıcının nazarında aciz ve ölümlü varlıklarız. Ölümlü ve aciz varlıklarız ama ABD’deki “think tank” kuruluşundakiler de ölümlü ve acizler. Çin’deki “think tank’çiler” de ölümlü ve acizler. Sanal (dijital) dünyanın liderleri de ölümlü ve acizler. Herkes ölümlü ve aciz ama Allah’ın verdiği akıl çerçevesinde geleceği öngörmekten geri durmazlar. Gördüğünüz gibi onlarda hiç boş yok. Bu yüzden Batının kızıl elmaları gelecekten bugüne taşınıp yollarına otoban olmaktadır.


Bende’niz kişisel hayatını acizane yaşarken ölümü bekleyen bir acizdim. Emekli olacaktım, sonrada yaşlanıp ne güzel ölecektim. Hepsi buydu. Ne zaman şu; gelecek nedir, öngörü nedir, duru görü nedir soruları ile ilgilendiysem, o zaman baktım ki elimde inanılmaz bir cevap silsilesi duruyor. Soru soran cevaptan kaçamaz. Şimdi o bilgi birikimini diğer yazılarımda olduğu gibi en rafine hali ile yeni kızıl elmalarımız olsun diye sizlerle paylaşmaya çalışıyorum. Koranalı günleri düşündüğümüzde her şeyin yeni bir sürece girdiğini görüyorsak; “yeni şeyler söylemek lazım”. Yeni şeyleri ancak ve ancak gelecekten alıp bugüne taşıyarak söyleyebiliriz.


Milli Eğitim Bakanlığına önerimdir: öngörü yarışmaları açalım. Çocuklarımızı bu alanda heveslendirelim. Öngörü dediğimiz şeyin, “at yarışlarını”, “hisse senetlerini tahmin etmekten” öteye gitsin istiyorum. Öngörü çalışmalarının bu gibi alanların ötesine geçmesini sağlayalım… hayaller ve hayal teknikleri, öngörüler ve öngörü teknikleri insanın kendini dev görmesini sağlar. Kendini dev görmeyen çocuklar öngörü oluşturamaz. Tasarımsa tasarım, mimari ise mimari, sanatsa sanat, teknoloji ise teknoloji, startupsa startup, sistemse sistem, bırakın çocuklarımız hayal kursun. Hayaller çoştukça gelecek bizlerin olacaktır. Bırakın çocuklarımız devleşsin, bırakın abartsınlar, bırakın kendilerini devlet hissetsinler…


Önerimizi böylece yaptıktan sonra şimdi hazırsanız geçen hafta kaldığımız, birinci öngörü tekniğine devam edelim.


Öyleyse başlıyoruz:


Geçen haftaki örüntünün cevabı “dar açılı” üçgendi. Soruyu hatırlayalım önce;

Örüntüye göre soru işaretlerinin olduğu yere ne gelmelidir diye sormuştuk. Dar açılı üçgen geliyordu, sizlerin verdiği cevap da buydu.
Olur da, dar açılı üçgene nasıl ulaşıldığını tam anlamayan olmuşsa diye, şöyle bir metaforla üçgen konusuna tekrar girmek istiyorum:

Düz siyah bir çubuk alalım. İki ucuna kırmızı bir lastik bağlayalım. Birinci şekil, lastik kendi iç gerilimi ile çubuğun üstünde duracaktır. İkisi bir arada düz çizgi oluşturuyor olacaktır… Düz çizgiyi, avcı toplayıcı çağın sembolü kabul etmiştik. Lastiği ortasından tutup biraz çektiğimizde basık üçgeni elde ediyoruz. İkinci şeklimizi böylece oluşturmuş oluruz. Basık üçgen, tarım çağının sembolü idi. Lastiği biraz daha çektiğimizde eşkenar üçgen elde ederiz. Bu üçüncü üçgen şekli, sanayi çağının sembolü eşkenar üçgen idi. Sorumuz zaten bundan sonrasını içeriyordu. Lastiği biraz daha çektiğimizde ne tür bir üçgen olacağını sormuştuk. İşte böylece elde ettiğimiz dar açılı üçgen, bilgi çağının sembolü üçgendir.


Ne demiştik. Tersine mühendislikle konuya yaklaşabiliriz. Geometrik şekillerin örüntüsünden hareketle, dördüncü örüntünün ne tür bir üçgene tekabül ettiğini ve bu üçgeninde ne tür olgulara işaret edeceğini bilebilirdik. İşte şimdi biz, bu dar açılı üçgenin ne tür olgulara karşılık geldiğini konuşabiliriz artık.


Olgularımız, işletme modeli ve devlet sistemidir (hukuk sistemidir). Gelecek yorumlarımız bu yönde olacaktır. Yaptığımız her bir yorum, öngörüye başladığımız anlamına gelir ki bundan sonra işletme modelini ve devlet sistemini aradığımız olgular açısından yorumlayabiliriz. Nasıl yorumlayacağımızı “Öngörü-4” adlı yazımızda, çağlar ve çağlara karşılık gelen sembollerin izahında açıklamıştık. Oradan hareketle şimdi bir çok deli yorumlar yapmamız mümkün hale gelmiştir. Düşünsenize, bir çağa türbülans olup, onu arkasından sürükleyecek konulardan bahsediyoruz şimdi.


Şu dar açılı üçgen kafamızda iyice netleşsin istiyorum:
Sorumuz şudur:
Bu dar açılı üçgene sadece biz mi ulaştık?

Hayır.

Başka keşfedenler de oldu. O keşiflerden bahsedelim ki dar açılı üçgen zihnimizde iyice netleşsin:

  • Elon Musk’un geçen yaz piyasaya sürdüğü kamyonetinin çılgın tasarımını hatırladınız değil mi? Büyük bir şamatayla lanse edilmişti. Tasarıma bir daha bakalım. Baktığınızda arabanın dar açılı üçgenle tasarlandığını görüyoruz. Hatırlıyorum, salon ayakta alkışlamıştı tasarımı.
Cybertruck

Elon Musk Cybertruck Tanıtımı

Bilgi çağının sırrı dar açılı üçgendir. Geleceği bu üçgen şekillendirecektir. Ve gördüğünüz gibi öylede olmaktadır.

  • Bir örnek daha verelim. Türkiye’mizin en önemli bilim adamlarından Prof. Dr. Türker Kılıç. Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı. Önemli “genom” çalışmaları yapmıştı. O, gelecek çağın düşünce biçimini, Bağlantısal Bütünlük olarak açıklamış, dikkat çekici sembolünü dar açılı üçgen olarak belirtmişti. Aşağıdaki resme iyice bakmanızı istiyorum. Yine dar açılı üçgeni görüyor olmalısınız.

Tamda bizim lastik örneğini anlatmış. Ne de olsa aklın yolu birdir tabii ki. Türker hocanın en az bir konferansını dinlemeden geçmeyin isterim.

Dar açılı üçgenin günümüzü şekillendiren kod olduğunu, içinde yüksek sırlar taşıdığını bir örnekle daha açıklamak istiyorum. Geçen yazımızda fraktal geometriden bahsetmiştik, hatırlayın. Fraktal geometri canlılık sistemi geometrisiydi. Önceki çağı şekillendiren Öklid geometrisi, mekanik icatların geometrisiydi. Tabiyatı açıklamakta zayıftı. Hatta tamamen yetersizdi. Tabiyatın bir geometrisi olduğunu fraktal geometriyi gördüğümüzde anladık. Fraktal geometri şimdi gireceğimiz yeni dünya düzeninin geometrisi olmuştur. Bu geometriden yararlanarak bir reklam çalışmasının dar açılı üçgen tabanlı nasıl şekillendiğine bakalım:

  • Bir uçak üretici firması, yeni ürettiği uçağın tanıtımını doğada yapmak ister. Uçağın doğal ortamında uçurularak çekilecek reklam filmi planlanır. Bu yüzden hem doğanın etkisini oluştursun hem de reklamı ucuza mal edilsin diye animasyon kullanmaya karar verirler. Bunun için yararlandıkları şekil dar açılı üçgendir. Dar açılı üçgenin sonsuz versiyonu ile bir doğa simülasyonu hazırlanır.

Karlı dağların üstünde uçan uçak gerçek dağların üzerinde uçmaktadır. Amaç böyle gerçek doğa görüntüsüne yakın görüntülere ulaşmaktır.
Onlar dar açılı üçgen kullanarak şu görüntüler elde edilir:

Arka zemin sanki bir doğa parçasıdır. Oysa simülasyonla elde edilen bir manzaradır bunlar.
Şimdi arka zeminin dar açılı üçgenden yararlanarak nasıl hazırlandığına bakalım:

Dar açılı üçgenlerin sonsuz iterasyonu (tekrarı) her çeşit doğa görüntüsünü verebilmektedir. Sonsuz çoklukta bir doğa görüntüsü elde edilebilmektedir. Sonuçta elde edilen resimler şunlardır:

Gördüğünüz gibi reklam filmi için doğa görüntüleri hazır hale gelmiştir. Animasyondan bir kesit olan şu resme ulaşılmıştır:

Konunun detayını (https://youtu.be/UeKvE-iQSWw) fraktal geometri belgeselinde bulabilirsiniz.
⦁ Diğer dar açılı üçgen örneğini Amerika’dan verelim: Amerika’da kurulan Uzay Kuvvetleri, kendine sembol olarak dar açılı üçgeni seçmişti. Geleceğin sembolü budur, geleceği bu sembol şekillendirecektir demişler, hatta konuyu İblise ve ezoterik öğretilere de bağlamışlardır.

Evet ortada geleceğin bir sembol üçgeni vardır. Bizlerin yaptığı gibi geleceği şekillediren bir sembol peşine düşmüşlerdir. Bu dar açılı üçgen sembolüne ulaşmışlardır. Ancak dar açılı üçgenin gerçekliği, ezoterizmde değil bilimdedir. Kendilerine bir motivasyon aracı olsun diye ezoterik bir geçmişe bağlanma çabalarını güçlendirmek için üçgene bir çok farklı anlam yüklemişlerdir. Bu yüklenen anlamlara ve bu anlamların hedeflerine takılmayın… bugünleri binlerce yıldır planlıyormuş havası vermek istemektedirler.

Bu şekilde her şeye hakim oldukları algısını oluşturup, kendilerinin dışındakilerin geleceği tasarlama konusunda aciz kaldıklarını hissetmelerini isterler. Semboller üzerinden psikolojik bir savaş yürütülür. Biz neden geleceğe bakarak onların sembollerinden korkalım. Örneğin biz Türkler, geleceğin sembolünü hilal olarak belirledik diyelim. Herkes sembollerine bir şeyler yükleyebilir. Bizde yükledik. Hilalin uçlarını insanın kolları gibi gördük.

Gelecek yüzyılda tüm dünyayı Türkler kucaklayacaktır diyebiliriz. Şimdi hilali Amarika TV’lerinde böyle yorumlasalar fena mı olur? Hilale baksın onlar korksunlar. Sembollerimize baksın onlar düşünsün. Ama gel gelelim bizim televizyonlarda bilinçleri beş yaşında, yaşları elli yaşında adamlar, zavallı adamlar bağırarak bize iblisin sombollerini anlatmaya çalışıyorlar.

Onların ezoteriğini yemişim, onların İblisini ekmek arası yapar yeriz biz. TV programlarında gelecek asrı, ezoterik üçgenler şekillendirecek yaygaralarına sık sık rastlıyorum. Bu yaklaşımlara itibar etmeyin. Onların isteği korkutmaktır. Gelecekle ilgili korku uyandırarak bizleri zihin olarak hareketsiz kılmak istiyorlar. Kim ki geleceğe dair size kıyamet senaryoları çiziyorsa onları silin gitsin. Çok rahat küçümseyebilirsiniz.

Eğer bir kıyamet kopacaksa, bilin ki bu kıyamet, şimdinin ezotorik rahiplerinin kıyametidir. Bizim için hayat yeni başlıyor. İçimize girmeye çalışan bulaşıcı virüsleri fark edin. Evde kalın, hilalle kalın ki virüs bulaşmasın. Gelecek bizimdir ve gelecekten korkması gerekenler bizler değiliz. Hele dünyanın Koronavirüs günlerinden sonra hiç değiliz.

Şu hilalin haşmetine bakın bir kere…


Konferanslarımın birinde arka sıralardan bir bayan, üçgenleri görünce heyecanlı bir şekilde “illuminati’nin sembolleri de üçgendi” demişti. Bilinç altına nasıl yerleşmişse, tedirgin olmuştu anlattıklarımdan. O an sahneden ona şöyle söylemiştim: beni, sembollere yüklenen diğer anlamlar ilgilendirmez, beni bilimsel karşılığı ilgilendirir, ben bilime bakarım, ayrıca, Türklerin bir çok sembolünü Masonlar almıştı, onlar kullanıyor diye şimdi o sembollerden vaz mı geçeceğiz demiştim.


Kısacası dar açılı üçgene sadece biz ulaşmadık. Belki biz konuya başka bir açıdan baktık; hem sistematize ettik, hem de sosyolojik, iktisadi ve siyasal bilimler açısından gördük onu. Şu durumda elde edeceğimiz kazanımlar elbette çok farklı boyutlara erişecektir… Dar açılı üçgene; bir ezoterik askerin bakıp gördüğü ile, bir araba tasarımcısının bakıp gördüğü ile, bir tıp profesörünün bakıp gördüğü ile, bir reklamcının bakıp gördüğü ile bizim gördüğümüz elbette bir olmayacaktır.


Sonuç, geleceği dar açılı üçgen şekillendirecek. Bu belli. Üçgenin bilimsel öngörü tarafının gelecek için anlattıklarından başka bir durum yoktur. Bilgi çağının üçgeni, sırrı, kodu, her şeyi dar açılı üçgendir.

Burası tamam.


Peki, ama nasıl bir dar açılı üçgenden bahsediyoruz şimdi?


Çıtanın üstündeki kırmızı lastiği hatırladınız mı? Onu çeke çeke germiş ve dar açılı üçgene ulaşmıştık. Çeken biz değiliz. Çekme işi sadece bir metafor, bir benzetme. Çeken, tabiyat kanunlarıdır, sosyolojinin kanunlarıdır yada siz buna Yüce Yaratıcı da diyebilirsiniz. Sonuçta varlığın oluş şeklinden bahsediyoruz, gerçeklerden bahsediyoruz.

Oluş kanunlarına göre iyice gerilen, insan bilincinin kendi kendini iyice zorladığı bu aşamada sembolümüz belki basit dar açılı üçgen olmaya bilir. Belki de geleceği hareketli dar açılı üçgen şekillendirecektir. Eğer önceki çağlara karşılık gelen üçgenlerde olduğu gibi bu yeni çağın üçgeni, basit bir dar açılı üçgen olsaydı işimiz kolaydı… Oysa geleceğin bilimi canlılık sistemi üzerinde gelişiyor. Mekanik dönem bitti. Yeni üçgen bu açıdan canlı, yani hareketli dar açılı üçgen olacaktır diyorum.

Üstte animasyonun hazırlanışını hatırlayın. Canlı doğa görüntüsüne nasıl ulaşılmıştı? Şu durumda hem basit dar açılı üçgeni hem de hareketli dar açılı üçgeni yorumlamaya çalışacağız. Her yönüyle bakacağız konuya.

Bu haftanın son sorusunu soralım ve konuyu kapatalım:


Peki bu dar açılı üçgen ne işimize yarayacak?
Bilgi çağının geleceğini üç ihtimal üzerinden dar açılı üçgenle öngörebileceğimizi söylüyorum. Her hâlükârda geleceğin işletme modelini ve devlet sistemini tanımlayabilir durumdayız. Dikkatinizi tekrar çekerim, biz burda bir vidanın yapılışından değil, bir çağı içine alan türbülanstan bahsediyoruz

.
Konuyu çok kısa açayım; işletme konusundan başlayalım.

  • Nedir bu işletme türbülansı? Günümüzde işletme modellerini şekillendiren hususlar vardır. örneğin, işletmeler Tek Düzen Muhasebe Sistemi ile yönetilir. Geleceğin işletme modelinde “düz” diye, “düzen” diye bir şey olmayacağı, hatta “tek düzen” diye bir şeyin hiç olmayacağı açıktır. Bu yüzden Tek Düzen Muhasebe sistemi diye bir muhasebe sistemi olmayacak. Dar açılı üçgenin bize anlatacaklarından bahsediyorum. Dar açılı üçgene bakarak nasıl bir muhasebe sistemi olacağını şimdiden öngörebiliriz diyorum. Sırf şu yeni muhasebe sistemini icat etmek bile başlı başına büyük iştir. Ve gel sen, bir muhasebe sistemini üçgene bakarak oku… zormuş gibi geliyor size değil mi?
  • Günümüz işletmeleri için başka neler söyleyebiliriz mesela; günümüz işletmeleri kati bütçeleme yaparlar. Esnek bütçelemeye pek uygun değillerdir. Aynı şeyi diyeceğiz yine. Geleceğin işletme modelinde kati yada statik bütçeleme olmayacaktır. Tüm sektörde uygulanabilecek esnek bütçeleme sistemi bekliyoruz. Dar açılı üçgen bize canılığı anlattığı için bütçeleme açısından esnek bütçelemenin nasıl olacağını anlatmaktadır. İşte bu yeni bütçeleme konusu bile gelecek adına başlı başına büyük bir keşiftir.
  • Kaldı ki dar açılı üçgen, ilk olarak bir organizasyon yapısının, ne veya nasıl olacağını anlatmaktadır. Şimdi düşünün, genel kabul görmüş yeni bir işletme hiyerarşik yapısını, organizasyon yapısını ve bu yapının bırakın iş hayatına etkisini, sosyal hayata etkilerini de düşünebilir miyiz? Daha bir çok deli soruların cevabını dar açılı üçgene bakarak bilebilmemiz mümkündür diyorum. Geleceğin yeni dünyasını bizlerin dizayn edeceğini bilmenizi isterim.

Bu yeni sistemleri dünyaya biz ihraç edecek olsak, bu bir yerde dünyanın ticaretine hakim olmamız anlamına gelmez mi? ki işte dar açılı üçgenden biz bu gelişmeleri okumaktayız. Bu şimdi bahsettiğim geleceğin konularını; muhasebe sistemini, bütçelemeyi, organizasyon yapısını ve bunların tamamını, Amasya Üniversitesinin 2018 in Şubat ayında Uluslararası Ekonomi Sempozyumunda tebliğini sunduğumu makalemde anlatmıştım.


Burada bahsi geçen geleceğin işletme konularının matematiğini yapmış, sayısal yöntemlerle ölüçelebilir hale getirmiştim. Belki erken bir keşif olduğu için yaygın etkinliğe ulaşamadı. Biz sizinle, onların yazılımını, algoritmasını yapacağız diyorum.


Hadi işletmeyi geçelim. Ya yeni dünya düzeninde devlet sistemi yada hukuk sistemi nasıl olacak sorusuna ne demeli? Yine bunlara dar açılı üçgenle ulaşabileceğimizi görebiliriz miyiz? Siyasal düzen yeni devlet sistemi ile ve yeni devlet sistemi yeni hukuk sistemi ile yeni hukuk sistemi yeni sosyal yaşamla nasıl etkileşim içinde olacağını dar açılı üçgenin kodlarını okuyarak çözebilir miyiz?

Tarım çağında kuvvetler (yasama, yürütme yargı) birliği vardı ve sembolü basık üçgendi. Sanayi çağında kuvvetler ayrılı vardı ve sembolü eşkenar üçgendi. Şimdi bilgi çağının dar üçgeninden hareketle kuvvet prensibinin nasıl olacağını söyleyebiliriz. Detayları gelecek sayıda anlatacağız ama genel olarak şunları söylemek isterim; Siyasal yaşamın nasıl değişeceğini bilirsek sosyolojiden tututun, kültür, sanat, mimari daha bir çok alanda muhtemel yenilikleri tahmin edebilir duruma gelebilecğimizi bilmenizi isterim.

Sosyolojik açıdan köyler ne olacak, kentler ne olacak ya da yeni odak ne olacak sorularının bir tamamının cevabını yine dar açılı üçgenin devletine bakarak verebiliyoruz. Şimdi tekrar düşünün, gelecek çağda yeni hukuk sistemini dünyaya bizler ihraç etsek, bu bir yerde dünyanın siyasal gelişimine hâkim olmamız anlamına gelmez mi? İşte dar açılı üçgen bu gibi sistemler üretmemize yarayacaktır.


Farkında mısınız, geleceği konuşuyoruz artık. Daha neler neler konuşacağız kim bilir? Devamını ikinci öngörü tekniğinden sonra gelecek sayılara bırakıyorum. Ve gördüğünüz gibi yapmamız gereken bir çok iş var. Dünyanın geleceğini, Türkiye olarak bizlerin dizayn edebileceğini görmeniz şimdilik yeterli olacaktır. En azından bilimsel yaklaşımlar olarak gelecek bizimdir artık. Ve öyle olacak zaten.

Bilgi güçtür ve geleceğin bilgisi bizim ellerimizdedir. Teknolojiden değil ya da 5G’li bir telefonlardan değil, bir çağı başlatacak, ona türbülans olacak sistem bilgisinden bahsediyoruz. Açıkta bir şey bırakmayız. Hareketli dar açılı üçgen konusunun blockchain, algoritma gibi, eticaret uygulamaları gibi 5G gibi kavramlarla bağlantısına da değiniriz. Haftaya gelecek sayılarda ikinci öngörü tekniğine geçtiğimizde artık her biriniz; kendinizi birer fütürolog görmeye başlayacaksınız.
Müsaade ederseniz bir konuyu arz edip bu haftayı bitireyim.


Şu Koranavirüs günlerinde bizler sağlık çalışanı olarak, evet ben bir sağlık çalışanıyım, bizler evine risk götürmek istemeyenler, devletimizin bize tahsis ettiği kredi yurtlar kurumunda kalıyoruz. Yurt müdüresine özeninden dolayı teşekkür ederiz. Ülkemizin diğer özveri ile çalışan kahraman sağlık çalışanlarını düşünün ve evde kalmaya devam edin. Özelde bizim yurtta kalanlar, Gökay beyin tanımladığı gibi “yurttaki izolatörler” şu zaman çokluğunda yazılarımı yazmam için moral motivasyon kaynağı oldular. Emrah Beyler, Burak Beyler, Özgür Beyler, Turan Beyler, Ahmet Beyler, Bayram Beyler… Kahramanların isimlerinin tamamını buraya almam imkansız şimdi. Hepsine teşekkür ediyorum. Onlar desteğini esirgemediler.


Yurt haricinde, Enginler, Ayhanlar, Fatihler, Musa Saidler, İsmailler, Yalçınlar, Dündarlar gibi daha bir çok destek veren akdemik büyüklerim oldu. Bir de yüreği Ağrı dağı kadar yüce kahramanlar bilirim, manevi desteğini esirgemeyen… Yazılarımı böyle yazıyorum ben. Gördüğünüz gibi insan önce böyle kendini dev hissetmeli değil mi?


Sizlerde sosyal mecranızda paylaşarak bizi tıklanma açısından devleştirerek katkı sağlayabilirsiniz. Siz dedim diye sağınıza solunuza bakınmayın. Senden bahsediyorum. İnstagram’ında, Facebook’unda, Twitter’ında, Whatsapp’ında linklerimi paylaştın mı? İlerde biliyorsun, beraber açık kaynak platformu oluşturacak, bahsettiğimiz konuların algoritmasını, yazılımını beraber yapacağız. Belki senin mecranda, tasarımcı vardır, sosyolog vardır, hukukçu vardır, yazılım uzmanı vardır, ne bileyim, konunun sayısal yönteme, ölçülebilirliğe taşındığında HERKESE ihtiyacımız olacak. Ama önce tıklanma oranı artsın isterim.


Evde kal, yazılarımın linkini sosyal mecranda paylaşmayı unutma…
Soruların bol ve doğru olsun.

Ercan Aydın
Araştırmacı Yazar

Diğer Yazılarım:

Öngörü 1 “Geleceğe Nasıl Bakmalıyız”

Öngörü 2 “Pandemi Sonrası Yeni Dünya”

Öngörü 3 “Bilgi Çağına Girdik Mi?”

Öngörü 4 – Birinci Öngörü Tekniği “Görünmeyenin Ötesindekiler ve Yardımcıları”

Görsel Kaynakları:

https://www.techinside.com/tesla-cybertrucki-kucultme-planlari-baska-bahara-kaldi

https://www.milliyet.com.tr/galeri/elon-musktan-cybertruck-icin-flas-iddia-6196555

FRAKTALLAR – Gizli Boyutun Peşinde Belgeseli

Anketler

Hagi mi Alex mi?

  • Hagi (55%, 46 Oylar)
  • Alex (45%, 37 Oylar)

Toplam oy veren: 83

Yükleniyor ... Yükleniyor ...
Ercan Aydın

Ercan Aydın

Yüksek lisansımı Sağlık İdaresi İşletmeciliği alanında THK Üniversitesi'nde yaptım. Lisans Atatürk Üniversitesi iibf işletme bölümünden mezun oldum.

Kutupyıldızı yayınevinden çıkmış üç kitabım var:
1 TEVAZU VE KİBİR
2 MÜKEMMEL YÖNETİMİN RUHU
3 UYGULAMALI KAOS TEORİSİ

Kurumlara, liselere ve üniversitelere kişisel gelişim seminerleri veriyorum.
Yaşam koçluğu ve şirketlere danışmanlık yapıyorum...
Vizyonum; yeni dünya düzeni şekillenirken Türkiye'nin dünyanın lider ülke olmasını sağlamak ve bu sebeple de Bilgi Çağının Montesquieu'si olmak.
Araştırmacı Yazar
ercanca@herkesce.net

Yorum yap

Bir Cevap Yazın

Haftanın Yazarı

Nazlı Öztürk

Nazlı Öztürk

1998 doğumluyum ve Sakarya'da yaşıyorum. Kendi kullandığım ürünleri, makyaj tüyolarımı, bakım tekniklerimi ve tariflerimi sizlerle paylaşmak için buradayım.