Deprecated: EV_Widget_Entry_Views içindeki WP_Widget oluşturucu yordam 4.3.0 sürümünden bu yana desteklenmiyor! Yerine __construct() kullanın. in /home/herkesce/public_html/wp-includes/functions.php on line 4806
Kozmetik Ürünlerindeki Kimyasallar -

Kozmetik Ürünlerindeki Kimyasallar

Herkese merhaba! Kozmetik ürünlerini alırken nelere dikkat etmemiz gerektiğini az çok hepimiz biliyoruz. Alkol olmasın, paraben olmasın, SLS olmasın vs diyoruz ama gerçekten paraben nedir SLS ne için kullanılır biliyor muyuz? Bu yazıyı okuduktan sonra öğreneceksiniz hiç merak etmeyin. Sırayla anlatıyorum.

PARABEN

İlk sırada herkesin korktuğu, “ay ben paraben istemem” diyenlerin birçok kozmetik ürününü almaktan vazgeçmesine sebep olan maddemiz; paraben. Paraben dediğimiz şey aslında bir koruyucu. Yiyeceklerdeki katkı maddeleri gibi düşünebiliriz. Ürünün raf ömrünü uzatır ve üzerinde küf, bakteri gibi organizmaların oluşmasını engeller. Paraben aslında genel bir isim yani parabenin birçok çeşidi var ve bunlardan bazıları propylparaben, methylparaben, etilparaben’dir. Yani alacağınız bir ürünün arkasına baktığınızda bunlardan birini görürseniz paraben var demektir.

Bu arada paraben sadece kozmetik ürünlerinde yok. Yediğimiz yiyeceklerde bile paraben mevcut. Ondan kaçış yok ama minimal düzeyde almaya çalışmalıyız.

Biraz zararlarından bahsetmek istiyorum, ki bu biraz uzun bir paragraf olacak. Meme kanserine yakalanmış kadınlardan alınan tümör örnekleri incelendiğinde içinde paraben bulunmuş. Buradan kanserojen olduğunu ve cilt tarafından emilip kana karışabildiğini anlıyoruz.

Özellikle hamile kadınlar daha da dikkat etmeliler. Bunun yanı sıra ciltte alerji, egzama ve kızarıklık gibi cilt problemlerine de yol açabilir. Daha önce de söylediğim gibi paraben cilt tarafından emiliyor ve vücudumuzda dolaşabiliyor ayrıca kadınlık hormonu olan östrojen hormonunu da taklit edebiliyor. Bu da kansere davet. Erkekler üzerinde de yadsınamaz etkileri var tabi. Erkeklerde de testosteron hormonun kötü etkileyerek sperm sayısını ve kalitesini düşürüyor.

Bütün parabenler sizi kötü etkilemeyebilir. Kiminin propylparabene kiminin methylparabene alejisi olabilir. Bunu kendi başımıza öğrenemeyiz sonuçta evde laboratuvarınız yoktur diye düşünüyorum, o yüzden içinde paraben olan ürünleri kullanmamakta fayda var.

OKTAMETİLSİKLOTETRASİLOKSAN ve DEKAMETİLSİKLOPENTASLOKSAN

Random atmadım arkadaşlar, bunlar maddelerin isimleri. Sözelciler sayfayı terk etmesin ben anlatıyorum tane tane. Bu arkadaşlar aslında herhangi bir rengi ya da kokusu yok. Sadece ipeksi dokuyu vermek için kullanılan iki madde. Ayrıca bu iki kimyasal madde çözücü özelliğe sahip oldukları için ürünün içine koyulan diğer kimyasalları çözerek ürünün pürüzsüz ve taneciksiz olmasını sağlıyorlar.

Bu iki maddenin insan sağlığı açısından bir tehlikesi henüz bulunmamış ama araştırmalar devam ediyor. İnsan sağlığı açısından bir tehdit olmasalar da hayvanlar açısından özellikle de deniz canlıları açısından oldukça zararlılar. Bu yüzden de Avrupa’da bu iki maddenin “durulanabilir” kozmetik ürünleri içerinde bulunmaları yasak. Deodorant, rolon, ruj gibi yıkanması gerekmeyen ürünlerde hala kullanılıyorlar ama yüz bakım jelleri, köpükler, şampuanlar gibi kullanım sonrası mutlaka durulama gerektirecek ürünlerde kullanımları yasak. Sebebi de kullandığımız suların taşınıp deniz canlılarının yaşam alanlarını ulaşmaması gerektiği.

DİOKSİN

Yine hem gıdalarda hem de kozmetik sektöründe yer alan bir kimyasalımız, dioksin. Dioksinin kullanım amacı, ürünün içine koyulduğunda köpürtme yapması. Yani şampuanlarda, diş macunlarında özellikle de saç köpüklerinde oldukça bulunan bir madde. Dioksin de aslında bir kimyasal grubuna verilen bir isim yani birçok çeşidi ve türevi mevcut. Yiyeceklerde de özellikle süt ve süt grubunda bulunuyor.

SLS (SODYUM LORİL SÜLFAT)

Sırada ise herkesin adını sıkça duyduğunu düşündüğüm SLS kimyasalı var. SLS’nin de dioksin gibi köpük yapma özelliği var. Aslında öyle temizleyici bir özelliği yok ama çokça köpürme sağladığı için temizlik hissiyatını çok iyi veriyor. Jelatin formunda olduğu için de şampuan, duş jeli ve deterjan gibi ürünlere de kıvam veriyor. Diğer kimyasallara göre daha ucuz bir madde olduğu için de bu kadar yaygın kullanılıyor.

SLS’nin az kullanımında bile sağlığa ciddi zararları olduğu kanıtlanmış özellikle de cilt ve kornea hastalıklarına yol açıyor. Bebekler için kullanılacak ürünlerde ekstra dikkatli olmalısınız ama zaten birçok bebek şampuanında SLS yok.

SLS’nin kanserojen olduğu a biliniyor. Cilt kanserinin yanı sıra akciğer kanserine ve kalp rahatsızlıklarına da yol açtığı kanıtlanmış durumda.

SLS’nin de kuzenleri var tabi. Bunlara örnek olarak SLES ve ALS’i örnek gösterebiliriz. ALS amonyum içeren bir madde ve SLES ise SLS’nin biraz daha sulu hali gibi düşünebiliriz.

ASBEST

Asbest alında bir mineraldir. Doğada büyük taşlar halinde bulunur ve halk arasında ak toprak, göl toprak, çelpek gibi isimlerle de bilinir. Ancak kanserojen bir maddedir. Isıya karşı ve asit-bazlara karşı çok dirençlidir. Sizi yeterince AYT kimyaya hazırladıysam kozmetikte nerede kullanıldığına geçeyim.

Asbest daha çok pudralarda kullanılıyor özellikle de bebeklerde kullanılan pudralarda. Zararına değinecek olursak da genital bölgede kullanılırsa kadınlarda yumurtalık kanserine yol açtığı söyleniyor. Hatta 2016 yılında herkes tarafından bilinen Johnson & Johnson markasına ait olan Johnson’s bebek pudrasını kullanan bir kadın yumurtalık kanseri olmuş ve markaya dava açarak tam 72 milyon dolar kazanmıştır. Daha sonra bu olayı duyan 22 kadın daha markaya tazminat davası açmışlar ve marka bu kadınlara toplam da 4 milyar dolardan fazla tazminat ödemiştir.

LANOLİN

Diğerlerine göre daha masum bir madde, lanolin. Lanolin aslında koyunlardan elde edilen bir yağ. Ciltten arındırması zor bu yüzden lanolin oranı fazla olan ürünler gözenekleri tıkayarak akne ve sivilce gibi problemlere sebep olabilir.

Kullanım alanlarının büyük çoğunluğu meme ucu kremleri oluşturuyor. Özellikle emzirmeden dolayı oluşan çatlaklar için yapılan kremlerde lanolin miktarı diğer ürünlere göre daha fazla. Ayrıca bu madde biraz yapışkanlık özelliğine de sahip ve bu yüzden de parfümlerde de sıkça kullanılıyor hatta maddenin diğer adı parfüm yağı. Bulmaca çözenler parmak kaldırdı, gördüm. Cilde yapıştığı zaman doğal olarak cildinizin havayla temasını kesiyor ve böylelikle vücudunuzun neminin içerde kalmasını sağlıyor. Bazı nemlendiriciler bu mantıkla üretiliyor aslında, kendi neminizi içerde tutarak.

SİLİKON

Sonunda tanıdık bir isim! Silikon A’dan z’ye her türlü ürünün içinde var ama tartışmasız ben en sevdiğim, makyaj bazları! Kullanımı önerilmemesine rağmen ben yarınlar yokmuşçasına silikon içeren makyaj bazları kullanıyorum çünkü mükemmel bir şekilde gözenek gizliyorlar. Tabi gizlerken gözeneklerimizi tıkıyorlar ama detaylı temizlik yapılırsa hasarı en azarı en aza indiririz. Konudan sapma Nazlı! Tamam…

Yukarıda da biraz bahsettiğim gibi silikonlar, pürüzsüzlük hissiyatı vermekte, kullanılan ürünlerin pigmentlerini sabitlemekte, kalıcılık sağlamakta, su geçirmezlikte ve saçı dışarıdaki darbelerden korumakta oldukça iyiler.

Zararlarına ve olası tehlikelerine biraz değinmek istiyorum. Silikonsuz ürünler bulmak biraz zor. Gerçi eskiye göre silikonsuz ürünlerin miktarı biraz arttı. Silikonun yapışma özelliği olduğunu zaten biliyorsunuz. Cildinizde ya da saçlarınızda silikon içeren bir ürün kullandığınızda temizliğini olması gerektiği gibi ve derinlemesine yapmazsanız silikon çıkmayacaktır bu da cildinizin ve saçınızın dışarıdan alması gereken yağların ve minerallerin içeri girmesini engelleyecektir. Bu da özellikle saçınız için oldukça sağlıksız bir durum. Zamanla saçlarınız güçsüzleşebilir e dökülebilir. Diğer olası zararları ise astım, alerji ve cilt rahatsızlıkları gibi hastalıklara yol açmasıdır.

FENOKSİETANOL

Lisede organik kimya görenler şu an “sonunda -ol- var ya bi alkol türü bu” diye sağa sola hava atabilirler, bekliyorum. Bu arada ben de biraz bilgi vereyim. Bu maddemiz aromatik bir alkoldür ve nemlendiricilerde, göz kremleri ve yüz yıkama jelleri gibi kozmetik ürünlerin yanı sıra aşı ve serum gibi medikal ürünlerde de bulunuyor. Aşırısı potansiyel bir alerjendir fakat vegan olan kozmetik markaların geneli bu maddeyi greyfurttan elde ediyorlar. Bu yüzden aslında korkulması gereken bir alkol değil.

OKSİBENZON

Yine organik bir bileşik olan oksibezonun kullanım amacı UV ışınlarını emme özelliğidir. Buradan da anlayacağınız üzere güneş koruması içeren ürünlerde oksibezona rastlanır. Oksibenzon bulunduran diğer kozmetik ürünlerine saç spreylerini, ojeleri ve parfümleri örnek verebiliriz. Sadece kozmetik alanında değil, oyuncak, plastik, mobilya kaplamaları gibi daha birçok alanda bu madde kullanılır.

Maalesef ki bu arkadaş diğerleri kadar masum değil. Ciltten emiliyor, kana karışıyor ve vücut bir kısmını idrar yoluyla atıyor. Özellikle yaşlılar ve hamileler için tehlike arz ediyor. Vücutta aşırı oksibenzon depolanması, düşük kilolu doğumlara sebep olabiliyor.  Ayrıca hormonal bozukluklara da yol açabiliyor. Yaşlılarda ise “endometriosis hastalığı”na (rahim içinde bulunması gereken endometrium isimli dokunun rahim dışında bulunması) sebebiyet veriyor.

Birçok ülke, özellikle de kozmetik markalarına, oksibenzon kullanımına sınırlama getirmiştir. Mesela ojelerde %1 oranında ve seyreltilmiş bir şekilde kullanılmaktadır.

FORMALDEHİT

Aldehit’lerin tatlı mı tatlı bir üyesi olan bu kimyasalımız, kozmetik camiasında mikrop önleyici olarak biliniyor. Genellikle sulu çözelti hali kullanılıyor. Kirpik yapıştırıcılarında, şampuanlarda, ojelerde, duş jellerinde bulunuyor. Mikrop önleme özelliği bulunduğu içim makyaj ürünlerinden ziyade kişisel bakım ürünlerinde daha çok kullanılıyor.

Formaldehit’in gaz haline maruz kalmak zehirlenmelere yol açabilir. Bir zahmet koklamayın arkadaşlar bilmediğiniz şeyleri. Zaten çerçiye gidip formaldehit alamayacağınıza göre korkmanıza gerek yok. Çünkü bu maddenin kullanımı da kısıtlı ve sadece %0.02 gibi bir oranda kullanılıyor ve bu kadarcık maddenin de insan sağlığı üzerinde zararlı bir etkisi yok.

TRİKLOSAN

Bu kardeş isminden oldukça söz ettiriyor. Antibakteriyel özelliğe sahip triklosan, sıvı sabun, diş macunu ve beyaz sabun gibi daha çok kişisel temizlik ürünlerinde bulunuyor. Henüz kendisi yapay zekayla birleştirilmediği için maalesef hangi bakteri iyi hangi bakteri kötü diye ayırt edemeyip riske girmemek için hepsini yok ediyor. Kısacası faydalı bakterileri de öldürüyor. Bu yüzden içerisinde triklosan bulunan ürünlerin kullanılması uzmanlarca tavsiye edilmiyor. Ayrıca biliyorsunuz ki çeşme sularında klor var ve bu madde klorla etkileşime girdiğinde doğrudan kanserojen maddeye dönüşüyor ve cildinizde kaldığı süre boyunca cildiniz tarafından emiliyor.

Egzama hastalarında hassasiyete yol açabiliyor. Zaten durmadan kaşıntı ve kızarıklık derdi var, bir de seninle uğraşmayalım triklosan! Bunun yanı sıra suyla duruladığımızda suya da karıştığı için çevreye de zararı oldukça büyük. Dikkat edelim.

CARMİNE

Kırmız böceğinin suyundan üretilen ve özellikle kırmızı renkli pigment içeren kozmetik ürünlerinde kullanılan bir maddedir. Pudramsı yapısı vardır ve katılaştırıcı özelliği de bulunur. Bu maddenin diğer kullanım alanları ise jöle yapımında kullanılan jelatinler, renkli şekerlemeler ve meyve sularıdır.

NİTROZAMİN

Bu kimyasalın adı doğrudan yazmaz. Etiketlerde genellikle diğer bileşenlerini yazıyorlar; DEA, TEA oktil dimetil PABA. Tahmin edeceğiniz üzere kansorejen bir madde ve kullandığımız birçok kozmetik ürününün içinde bulunuyor ne yazık ki.

Bozulan yiyeceklerde ve defalarca ısıtılmış (özellikle ıspanak) sebze yemeklerinde, sigarada ve tuzla marine edildikten sonra kızartılmış olan et ürünlerinde de nitrozamin ve türevleri bulunuyor. Buna rağmen nitrozamin içeren bir krem sürdüğünüzde ya da saçınızı böyle bir şampuanla yıkadığınızda, bozuk bir yemeği yediğinizde alacağınız nitrozaminden kat ve kat fazlasını cilt yoluyla vücudunuza sokmuş olursunuz.

Aslında daha birçok kimyasal var tabi ki ama ben sadece özellikle bilinmesi ve kullanımına dikkat edilmesi gerekenleri yazdım. Kimyager ya da bu işle profesyonel olarak bu işle uğraşan biri değilim. Bu bilgileri araştırırken de güvenilir olmayan ya da sertifikalı olmayan hiçbir yerden bilgi almadığımı da söylemek isterim.

Özellikle değinmek istediğim bir başka nokta daha var: Bu kimyasalları sadece kozmetik ürünlerden almıyoruz. Hayatımızın birçok yerinde hatta yiyeceklerimizde bile bu kimyasallar mevcut. O yüzden bu yazıyı okuduktan sonra kozmetik ürünlerine öcü gibi yaklaşmayın lütfen sevgili okuyucular. Hijyeniniz bol, içme suyunuz berrak ola…

Merak ettiğiniz bir şey varsa ya da öğrenmek, araştırılmasını istediğiniz bir konu varsa aşağıda yorumlar kısmından bize ulaşabilirsiniz! Bakımlı kalın, sağlıklı kalın!

Sosyal medya hesaplarımızı takip edebilirsiniz.

Instagram: @herkescenet

Facebook sayfamız: Herkesce.net

Twitter: @herkescenet

Diğer yazılarıma da aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

Anketler

Hagi mi Alex mi?

  • Hagi (55%, 46 Oylar)
  • Alex (45%, 37 Oylar)

Toplam oy veren: 83

Yükleniyor ... Yükleniyor ...
Nazlı Öztürk

Nazlı Öztürk

1998 doğumluyum ve Sakarya'da yaşıyorum. Kendi kullandığım ürünleri, makyaj tüyolarımı, bakım tekniklerimi ve tariflerimi sizlerle paylaşmak için buradayım.

1 Yorum

Bir Cevap Yazın

  • Teşekkür ederim. Bundan böyle ürün içerik bilgilerini daha dikkat ederek okuyup alacağım. 👍🏻

Haftanın Yazarı

Nazlı Öztürk

Nazlı Öztürk

1998 doğumluyum ve Sakarya'da yaşıyorum. Kendi kullandığım ürünleri, makyaj tüyolarımı, bakım tekniklerimi ve tariflerimi sizlerle paylaşmak için buradayım.

%d blogcu bunu beğendi: